Kandiramazsin Benİ…

Sevgili Beşiktaş’lılar. Akşam Gazetesinde, Şansal Büyükağa’nın harika bir yazısını okudum ve sizinle paylaşmak istiyorum..

KANDIRAMAZSIN BENİ…….
Aradan günler geçti. Dünyanın izlediği Eurosport kanalı sürekli 8-0’lık Liverpool- Beşiktaş maçını veriyor…
Maç akşamı UEFA internet sitesi 8-0’ı manşetine taşıdı…
Uluslararası kanallar maçın sonucunu “15 yıllık Şampiyonlar Ligi tarihinin en farklı sonucu” diye duyurdu…
Tıpkı Beşiktaş’ın İstanbul’da tribünlerinde katılımıyla görsel bir şölene dönen Liverpool zaferi gibi…
Şampiyonlar Ligi bu…
Çarpıcı bir galibiyet alırsan da duyuruyorlar…
8-0 gibi çok ağır bir hezimete imza atarsan da…
Şimdi, aradan günler geçmesine rağmen Dünyanın önde gelen yayın kuruluşlarının halen göstermeye devam ettiği çok ağır bir yenilginin faturası, eğer varsa ayıbı, prestij kaybı, itibarı bir Sivas galibiyeti ile yerine gelir mi? Bu iş bu kadar kolay mı?
Sivas’ı yenersen, bu maçın izleri silinmiş mi olacak…
Üstelik “Bu ayıbı onlar işledi, onlar temizlesin” diyerek futbolcuları tek suçlu gibi göstermek doğru mu?
Eğer ortada bir ayıp varsa, ki öyle diyorsunuz, futbolculardan önce bu ayıbın sahipleri Başkan, yönetim ve teknik adamlar değil mi?
Futbolcuları ileri sürüp, kendinizi kenara çekmeyi, daha doğrusu temize çıkarmayı ne kadar doğru buluyorsunuz.
Böyle bir açıklamanız ne kadar vicdani, ne kadar insani?
Yoksa bu iş “PAF takımıyla çıkarız” blöfünün bir dönüşü mü?
Neresinden bakarsanız bakın, isterse Sivasspor’u 8-0 yenin, bu tahribatı onaramazsınız?
Bir Sivas galibiyeti ile kendinizi aklayamazsınız…
Maç sonu aynı açıklamalar…
“Üzgünüz, bu maç bitti. Şimdi önümüzdeki maçlara bakacağız.”
Bırakın bu işleri…
Sivas’ı yensen ne olacak, ne değişecek…
Türk insanı, Türk futbolseveri uyandı artık…
Bir lig galibiyeti ile yetinmiyor… Haklı olarak daha fazlasını istiyor, daha fazlasını talep ediyor…
Onun için her başarısızlıkta hakemi ileri sürüp, öfkeli demeçler verip insanları kandıramazsınız…
Sadece kendinizi kandırıyorsunuz…
Üstelik kıyameti kopardığınız bir pozisyona “faul değil” diyen kadar “kesin faul” diyenler de varken…
Her maç hakem, her maç rakip…
Düşünün gece yarısı öfkeli-dumanlı kafalarla açıklama yapıyorsunuz, sağ yanınızda takımın hocası…
Ne işi var, o hocanın o fotoğrafta…
Üç gün sonra Liverpool maçına gidiyorsunuz, sonuç ortada…
PAF balonunu patlatıyorsunuz…
Sonra kenara çekiliyorsunuz, olayı temizlemeyi hocanıza bırakıyorsunuz…
Madem bu balonu siz ortaya attınız, siz temizlesenize…
Hoca da kuzu kuzu ne denirse yapıyor…
Hoca bu işlerle uğraşacağına, gerçek işiyle uğraşsa belki de bu hezimetler olmayacak …
Her kötü sonuçta hakem… Her kötü sonuçta medya… Her kötü sonuçta rakip…
Herkes suçlu, bir siz suçsuz…
Sütten çıkmış ak kaşık gibi…
Her takım yapıyor bunu…
Ama artık kimse yemiyor bunları…
Avrupa’ya çıkınca bahane kalmıyor…
Ne hakem, ne rakip…
Yani takke düşüyor, kel görünüyor…
Bırakın artık bu hakemleri… Bırakın artık her fırsatta insanları hedef göstermeyi…
Kusuru biraz da kendinizde arayın…
Ne birazı…
Çokça kendinizde arayın…
Hoca seçimine, transferlerinize, kulübü nasıl yönettiğinize, tribün liderleri ile nasıl ilişkiler içinde olduğunuza bakın…
Göreceksiniz ki suçlular listesinin başında siz varsınız…
Hem de uzak ara siz varsınız…